in ,

Karar yazarı, Av. Çalıkuşu Hablemitoğlu davasındaki büyük çelişkiye dikkat çekti: Neler oluyor?

Hukukçu Figen Çalıkuşu, Karar gazetesinde yayınlanan köşesinde Fethullah Gülen ve Levent Göktaş'ın birlikte yarılandığı Necip Hablemitoğlu cinayeti davasını iki sanığın geçmiş yıllarda yargılanıp beraat ettiği davalar üzerinden ele aldı.

Fethullah Gülen ve Levent Göktaş’ın birlikte yargılandığı Necip Hablemitoğlu cinayeti davasını iki sanığı geçmiş yıllarda ayrı ayrı yargılandığı davalar üzerinden irdeleyen Hukukçu Figen Çalıkuşu cinayetin işlendiği 2002 yılından bu yana yaşanan hukuki çelişkilere işaret etti.

Hukukçu Figen Çalıkuşu, Karar gazetesinde yayınlanan köşesinde Fethullah Gülen ve Levent Göktaş’ın birlikte yarılandığı Necip Hablemitoğlu cinayeti davasını iki sanığın geçmiş yıllarda yargılanıp beraat ettiği davalar üzerinden ele aldı.

Çalıkuşu „Ne oluyor?“ başlıklı yazısında iki sanık için farklı yıllarda verilen beraat kararları suçların işlendiği yıllar ve Hablemitoğlu iddianamesiyle aralarındaki çelişkiyi sorguladı.

Çalıkuşu „Yargıtay kararına göre milat olan 2012 yılına kadar geçen 10 yıl…

Bu 10 yılda farklı terör örgütü üyeliğinden yargılanıp aklanan Gülen ve Göktaş, şimdi birlikte sanıklar ve biri azmettirici, diğeri suç örgütü kurucusu….

Hukukçu kimliğimle anlayamadığım, esasen anlaşılması da pek kolay olmayan bir süreç yaşanmış ve halen yaşanıyor…“ notunu düştüğü yazısını „Sadece tek bir soruyu mırıldanıp duruyorum: Ne oluyor?“ diyerek noktaladı…

İşte Çalıkuşu’nun o yazısı;

„Geçmiş yıllarda farklı davalarda yargılanıp beraat eden iki sanık vardı. Şimdi birlikte aynı davada sanıklar; Fethullah Gülen ve Levent Göktaş…

Hukuksal süreci kısaca anımsatayım.

Fethullah Gülen hakkında 1999 yılında soruşturma açıldı.

Dosya aşamalar geçirdi, sonuçta 2006 yılında “sanığın cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasa’da belirtilen Cumhuriyet’in varlığını tehlikeye düşürmek, niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kurduğu veya yönettiği yolunda mahkûmiyetine yeterli kesin delil bulunmadığı” gerekçesiyle Fethullah Gülen beraat etti.

2007 yılında Yargıtay 9. Ceza Dairesi onama kararı verdi. Yargıtay C. Başsavcılığı itiraz etti, 2008 yılında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gülen’in beraatını oybirliğiyle onadı.

Levent Göktaş ise 2009 yılında Ergenekon soruşturmasından gözaltına alındı ve tutuklandı.

Savcı, sanıkların seçilen hükümeti ordu gücü ve şiddet kullanarak devirmeyi amaçladıklarını iddia etti.

Levent Göktaş’ın da Ergenekon örgütü bünyesinde paramiliter ekip yönetmekle ve örgütün terör eylemlerinden sorumlu olan bu ekiple patlayıcı ve ağır silahlar depolamakla, “devlet sırrı” olarak nitelendirilen belgeler düzenlemekle ve bu belgeleri örgütün diğer üyelerine ulaştırmakla; birçok üst düzey görevlinin, yetkilinin ve yüksek rütbeli askerlerin özel hayatıyla ilgili bilgileri yasadışı bir şekilde bulundurmakla itham etti.

2013 yılında, 20 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Dosya aşamalar geçirdi, 2019 yılında Levent Göktaş da tıpkı Fethullah Gülen gibi beraat etti.

Beraatlardan birinin üzerinden 16, diğerinin üzerinden 3 yıl geçmiş.

Yıl 2022…

Bu hafta henüz tamamını okumadığımız bir iddianame basına düştü.

Habelemitoğlu suikast iddianamesi.

1 numaralı sanık, “azmettirici” sıfatı ile Fethullah Gülen…Fethullah Gülen, Necip Hablemitoğlu’nu öldürmeye azmettirmekle suçlanıyor.

İddianame bilgisine göre, Fethullah Gülen, Mustafa Özcan ve Enver Altaylı’nın cinayete azmettirme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi,

Levent Göktaş’ın da kendi ismi ile anılan “Levent Göktaş suç örgütüne” üye olarak sayılan diğer sanıklar ile birlikte “kasten öldürme” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 8 yıla kadar hapsi isteniyor.

Hablemitoğlu 2002 yılında öldürüldü

Az gittik dere tepe düz gittik, geldik 2022 yılına.

Bu iddianameye göre sormak gerekmez mi?

-2002 yılında Hablemitoğlu’nu öldürdüğü iddia edilen Levent Göktaş nasıl 2019 yılında beraat etti?

-2002 yılında bu cinayete azmettirdiği iddia edilen Fethullah Gülen 2006 yılında nasıl beraat etti?

Bu arada bir de 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması yaşandı. Fethullah Gülen kanlı darbe kalkışmasının da 1 numaralı sanığı olarak yargılanıyor.

Yargıtay darbe suçları için şematik bir karar verdi. “Milat 2012” dedi…

“Örgütün, silahlı terör örgütü olduğu gerçeğinin, örgütün kurucusu ve yöneticisi Fethullah Gülen hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı ile kesinleşen beraat kararı da nazara alındığında, özellikle örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan diğer tabakalardaki örgüt mensupları tarafından bilinip bilinmediğinin TCK’nin hata hükümlerini düzenleyen 30. maddesi kapsamında değerlendirilmesi lazımdır” dedi.

Bu değerlendirme yapılırken de birtakım tarihleri ve yaşanan olayları bir yerde “milat” olarak gösterdi. Bu tarih 2012 yılı ve sonrası kabul edildi.

Gerekçe olarak da “‘sözde hizmet hareketi’ adlı, legal görünümlü illegal yapının, paralel bir devlet kurma amacında olan, devletin varlığına ve anayasal düzenine karşı ciddi tehdit oluşturan bir örgütün kamu görevlileri tarafından bu tarihlerde yapılan operasyonlarda örgütün nihai amacını açıkça ortaya koymaya başladığı” bildirilirken,

Devamında bir başka önemli saptamaya daha yer verildi:

“en üst düzeyde devlet ve hükümet yetkililerinin de 2012’den sonra paralel yapılanma varlığını kabul edip, kamuoyuyla paylaşılması” …

Hablemitoğlu suikasti ve 2002 yılı…

Yargıtay kararına göre milat olan 2012 yılına kadar geçen 10 yıl…

Bu 10 yılda farklı terör örgütü üyeliğinden yargılanıp aklanan Gülen ve Göktaş, şimdi birlikte sanıklar ve biri azmettirici, diğeri suç örgütü kurucusu….

Hukukçu kimliğimle anlayamadığım, esasen anlaşılması da pek kolay olmayan bir süreç yaşanmış ve halen yaşanıyor…

Sadece tek bir soruyu mırıldanıp duruyorum:

Ne oluyor?“

What do you think?

10k Points
Upvote Downvote

SONBAHARDA SAĞLIKLI KİLO VERMENİN 9 PÜF NOKTASI!

Seferihisar Orhanlı Halkının Jeotermale Karşı Zaferi