in ,

Zelenskiy, savaşı bahane ederek kaçırma, işkence ve suikast kampanyası yürütüyor

Aysu Yankaş

Savaşın başlangıcından beri Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, ülkesinin Rusya'ya karşı savaşını "demokrasi mücadelesi" olarak göstermeye çalışıyor. Fakat gerçekte, Zelenskiy ve yönetimindeki üst düzey yetkililer, "Rusya ile işbirliği yapmakla" suçlanan Ukraynalı meclis üyelerine yönelik kaçırma, işkence ve suikast kampanyası yürütüyor.

Savaşın başlangıcından beri Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, ülkesinin Rusya’ya karşı savaşını „demokrasi mücadelesi“ olarak göstermeye çalışıyor. Fakat gerçekte, Zelenskiy ve yönetimindeki üst düzey yetkililer, „Rusya ile işbirliği yapmakla“ suçlanan Ukraynalı meclis üyelerine yönelik kaçırma, işkence ve suikast kampanyası yürütüyor. Zelenskiy’nin savaşı bahane ederek sola ve yurttaşlara karşı işlediği suçları konu aldığımız dosya haberimizin ilk bölümü yayında

Savaşın başlangıcından beri Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, ülkesinin Rusya’ya karşı savaşını “demokrasi mücadelesi” olarak göstermeye çalışıyor. Bir yandan ABD medya tekelleri ise Zelenskiy’nin şakşakçılığını yapmak için kolları sıvamış durumda.

16 Mart’ta ABD Kongresi’nde dikkatle tasarlanmış konuşmasında Zelenskiy, “Şu anda ülkemizin kaderi belirleniyor. Ukraynalıların özgür olup olmayacakları, demokrasilerini koruyup koruyamayacakları, halkımızın kaderi belirleniyor” demişti.

Avrupalı bir grup siyasetçi, Nobel Komitesi’nden sona eren aday gösterme sürecinin yeniden açılmasını talep etmiş ve Zelenskiy’nin Nobel Barış Ödülü adaylığı için kampanya yürütmüştü. 3 Nisan’daki 2022 Grammy ödül töreninde Zelenskiy ve Ukrayna ordusuna ithafen cafcaflı bir müzik gösterisi bile düzenlenmişti.

“Ukrayna’dan bir hain daha eksildi”

Fakat gerçekte, Zelenskiy ve yönetimindeki üst düzey yetkililer, “Rusya ile işbirliği yapmakla” suçlanan Ukraynalı meclis üyelerine yönelik kaçırma, işkence ve suikast kampanyası yürütüyor. Batı medyası ise bu esnada yüzünü başka yöne dönüyor.

Rusya ile gerilimi azaltma görüşmelerine girdiği iddia edilen birçok belediye başkanı ve Ukraynalı yetkili, savaşın patlak vermesinden bu yana Ukrayna devlet ajanları tarafından öldürüldü.

İçişleri Bakanlığı danışmanı Anton Geraschenko, Rusya ile işbirliği yapmakla suçlanan bir Ukraynalı belediye başkanının öldürülmesini onaylarken, “Ukrayna’dan bir hain daha eksildi” dedi.

Zelenskiy, muhalefet partilerinin faaliyetini yasadışı ilan etmek ve rakiplerini tutuklatmak için savaş atmosferini gittikçe daha da istismar etti.

Buyurgan kararnameleri, “Rus yanlısı” sempatiyle suçlanan bir dizi insan hakları savunucusunun, komünist ve sol örgüt üyelerinin, gazetecilerin ve hükümet yetkililerinin kaybolmasını, işkence görmesini ve hatta öldürülmesini tetikledi.

Ukrayna Güvenlik Servisi baskının icra kolu

Ukrayna Güvenlik Servisi, bu süreçte baskı kampanyasının icra kolu olarak görev gördü. CIA’den aldığı eğitim ve Ukrayna’nın devlet destekli neo-Nazi paramiliterleri ile yakın koordinasyon içinde olan Ukrayna Güvenlik Servisi, geçtiğimiz haftaları işkence zindanlarını siyasi muhaliflerle doldurarak geçirdi.

Bu arada savaş bölgesinde, Ukrayna ordusu esir Rus birliklerine karşı bir dizi vahşete imza attı ve işkence görüntüleri sosyal medyada gururla sergilendi. Ukrayna liderliğinin üst kademeleri bu suçların işlenmesine onay vermiş gibi görünüyor.

Zelenskiy, kendisine tapınan Batılı izleyiciler önünde demokrasinin savunulması hakkında beylik laflar savuruyor. Ancak savaşı siyasi rakiplerinin, muhaliflerinin ve eleştirmenlerinin tasfiyesini gerçekleştirmek için bir tiyatro sahnesi gibi kullanıyor.

Nisan ayında Ukrayna Güvenlik Güçleri tarafından şiddet ve işkenceye maruz kalan Alexander Matjuschenko olayına dair Junge Welt’e demeç veren bir solcu, “Savaş, hükümeti eleştiren muhalifleri kaçırmak, hapsetmek ve hatta öldürmek için kullanılıyor.Hepimiz özgürlüğümüz ve hayatımız adına korkmalıyız.” yorumunu yaptı.

“Dekomünizasyon” yasaları sol unsurlara baskıyı kolaylaştırıyor

2013-14 Euromaidan rejim değişikliği operasyonunun ardından ABD destekli bir hükümet Kiev’de iktidarı ele geçirdi. Ukrayna hükümeti ülke çapında Rusya yanlısı veya yeterince milliyetçi olmayan siyasi unsurları arındırmaya başladı. Ukrayna parlamentosu tarafından “dekomünizasyon” yasalarının kabul edilmesi, sol unsurlara yönelik zulmü ve solcuların siyasi diskurları nedeniyle yargılanmasını daha da kolaylaştırdı.

Maidan sonrası rejim, öfkesini ülkenin doğusundaki Rus yanlısı ayrılıkçılarla barış anlaşmasını savunan Ukraynalılara, Ukrayna ordusunun insan hakları ihlallerini belgeleyenlere ve komünist örgütlerin üyelerine odakladı.

Muhalif unsurlar, sürekli olarak aşırı milliyetçi şiddet, hapis ve hatta cinayet tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
SBU olarak bilinen Ukrayna Güvenlik Servisi, Maidan sonrası hükümetin iç siyasi baskı kampanyasının ana uygulayıcısı olarak hizmet etti. Birleşmiş Milletler Yüksek Komisyon Ofisi (BM OHCR) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü de dahil olmak üzere Batı yanlısı gözlemciler, SBU’yu siyasi muhaliflere ve Ukraynalı muhaliflere sistematik olarak işkence etmekle suçladı.

BM: İşkence ve kötü muamele, Ukrayna Güvenlik Servisi’nin yaygın uygulaması demişti

BM İnsan Hakları Yüksek Komisyonu Ofisi, 2016’da yayımladığı bir raporda “çatışmayla bağlantılı bu tür tutuklulara yönelik keyfi gözaltı, kaçırma, işkence ve kötü muamelenin SBU’nun yaygın uygulamaları olduğunu” tespit etmişti.

Yine aynı rapordan aktarıldığına göre eski bir Kharkiv SBU yetkilisi Ukrayna Güvenlik Servisi’nin işkence pratiğinin meşrulaştırılmasını “SBU için neredeyse kanun yok. Yasa dışı olan her şey devlet gerekliliğine atıfta bulunularak açıklanabilir” diyerek ifade ediyor.

Neo-Nazi C14 biriminin kurucusu Yevhen Karas, çetesinin ve diğer aşırı sağ grupların SBU ile yakın ilişkisini detaylandırmıştı. Karas 2017’de yaptığı bir röportajda SBU “Sadece bizi değil, Azov’u, Sağ Sektörü ve benzerlerini de bilgilendiriyor” diye övünmüştü.

Rus güçleri ile müzakere eden yetkililer öldürülüyor

Rusya, Ukrayna içindeki askeri operasyonunu başlattığından beri, SBU, Rusya’dan insani yardım kabul etmeye karar veren veya sivilleri tahliye etmek için koridorlar açmak için Rus güçleriyle müzakere eden yerel yetkililerin peşine düştü.

Örneğin Daily Mail’de yer alan bir habere göre; 1 Mart’ta Lugansk’ın Ukrayna kontrolündeki tarafında bulunan doğudaki Kreminna şehrinin belediye başkanı Volodymyr Strok, askeri üniformalı kişiler tarafından kaçırıldı ve kalbinden vuruldu.

3 Mart’ta Strok’un gözle görülür şekilde işkence görmüş vücudunun resimleri ortaya çıktı. Struk’un öldürülmesinden bir gün önce Ukraynalı meslektaşlarını Rus yanlısı yetkililerle müzakere etmeye çağırdığı aktarılmıştı.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı danışmanı Anton Gerashchenko, belediye başkanının öldürülmesini kutlayarak Telegram sayfasında (aşağıya bakınız) “Ukrayna’dan bir hain eksildi. Luhansk bölgesindeki Kreminna belediye başkanı, Luhansk parlamentosunun eski milletvekili ölü bulundu” yazmıştı. Geraschenko’ya göre, Strok “halk mahkemesi” tarafından yargılanmıştı.

Ukraynalı yetkili bu gönderiyle Rusya ile işbirliği yapmayı seçenlerin can güvenliği olmadığı mesajını veriyor.

7 Mart’ta da Gostomel belediye başkanı Yuri Prylipko öldürülmüş halde bulundu. Prylipko’nun, şehir sakinlerinin tahliyesi adına insani koridor düzenlemek için Rus ordusuyla müzakerelere başladığı bildirildi.

Daha sonra, 24 Mart’ta, kuzeydoğu Ukrayna’daki Kupyansk belediye başkanı Gennady Matsegora, Ukrayna SBU istihbarat ajanları tarafından rehin tutulan kızının serbest bırakılması için Başkan Volodymyr Zelensky ve yönetimine hitap eden bir video yayımladı.

Ardından, Rusya ile ilk tur görüşmelerin sonrasında Kiev’de güpegündüz öldürülen Ukrayna müzakere ekibinin üst düzey üyelerinden Denis Kireev’in öldürülmesi olayı gerçekleşti. Kireev daha sonra yerel Ukrayna medyasında “ihanet” ile suçlandı.

Başkan Volodymyr Zelensky’nin “İşbirlikçiliğin sonuçları olacaktır” açıklaması, bu vahşetlerin hükümetin en üst seviyeleri tarafından onaylandığını gösteriyor.

Bugün itibariyle, Ukrayna’nın çeşitli şehirlerinden on bir belediye başkanı kayıp. CNN gibi Batılı medya kuruluşları istisnasız Kiev çizgisini takip ediyor ve üstüne üstlük tüm belediye başkanlarının Rus ordusu tarafından tutuklandığını iddia ediyor. Ancak Rusya Savunma Bakanlığı suçlamaları reddetti ve Kiev’in kayıp belediye başkanlarıyla ilgili iddiasını doğrulayacak çok az kanıt var.

Zelenskiy siyasi muhalefeti yasaklıyor, rakiplerini tutukluyor

Bu Şubat ayında Rusya ile savaş patlak verdiğinde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev’in siyasi muhalefete ve muhalif söylemlere karşı yürüttüğü kampanyayı resmileştiren bir dizi kararname yayımladı.

Ukrayna Hükümeti’nin 19 Mart tarihinde yayımladığı bir yürütme emriyle birlikte Zelenskiy, 11 muhalefet partisini yasakladı.

Yasaklanan partiler, Ukrayna’daki bütün solcu, sosyalist ve NATO karşıtı partilerden oluşuyordu. Bunların arasında Yaşam İçin Parti, Sol Muhalefet, Ukrayna İlerici Sosyalist Partisi, Ukrayna Sosyalist Partisi, Sol Güçler Birliği, Sosyalistler, Shariy Partisi, Ours, Devlet, Muhalefet Bloku ve Volodymyr Saldo Bloku gibi yapılar yer aldı.

Bununla birlikte, Azov Ulusal Kolordusu gibi açıkça faşist ve Nazi yanlısı partilere cumhurbaşkanlığı kararnamesi dokunmadı bile.

Zelenskiy, “Bu politikacıların bölünme veya gizli anlaşmaya yönelik faaliyetleri başarılı olmayacak, ancak sert bir yanıt alacaklar” demişti.

Bütün televizyon kanalları tek çatı altında

Muhalefeti ortadan kaldırırken Zelensky, eşi görülmemiş bir propaganda adımı attı ve televizyon haber yayınlarını “millileştirmek” ve “savaş hakkındaki gerçeği anlatmak” adına tüm kanalların “United News” adlı 24 saatlik tek bir kanalda birleştirilmesini emretti.

Ardından, 12 Nisan’da Zelenskiy, başlıca siyasi rakibi Viktor Medvedchuk’un Ukrayna’nın SBU güvenlik servisleri tarafından tutuklandığını duyurdu.

Many on Telegram channels are speculating that the SBU has held Medvedchuk in a prison basement for weeks, and published the photos now to distract from Ukraine’s losses on the battlefield. No way to know, but it can’t be ruled out.

— Dan Cohen (@dancohen3000) April 12, 2022

Şu anda yasadışı ilan edilen Ukrayna’nın ikinci büyük partisi Patriots for Life’ın kurucusu Medvedchuk, ülkenin etnik Rus nüfusunun fiili temsilcisi. Patriots for Life, kısmen Vladimir Putin ile yakın ilişkileri nedeniyle “Rusya yanlısı” olarak görülse de, partinin yeni başkanı sosyal medyadan duyurduğu bir açıklamada “Rusya Federasyonu liderliğinden Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı durdurmasını” talep etmiş ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı “saldırganlığını” kınamıştı.

Devlet destekli neo-Nazi Azov Taburu’nun üyeleri, Mart 2019’da Medvedchuk’u vatana ihanetle suçladı ve tutuklanmasını talep ederek evine saldırdı.

Kiev Post’un aktardığına göre; Ağustos 2020’de ise Azov Taburu, Medvedchuk’un partisinin temsilcilerini taşıyan bir otobüse ateş açtı. Birkaç kişi kauçuk kaplı çelik mermilerle yaralandı.

Zelenskiy yönetimi, Şubat 2021’de Medvedchuk tarafından kontrol edilen birkaç medya kuruluşunu kapatarak en büyük rakibine yönelik saldırıyı tırmandırdı. Twitter’dan yapılan bir paylaşımda Kiev’deki ABD Konsolosluğu, ABD’nin “Rusya’nın kötü etkisine Ukrayna’nın karşı koyma çabalarını desteklediğini” ilan ederek cumhurbaşkanının hareketini açıkça onayladı.

The US supports 🇺🇦 efforts yesterday to counter Russia’s malign influence, in line with 🇺🇦 law, in defense of its sovereignty & territorial integrity. We must all work together to prevent disinformation from being deployed as a weapon in an info war against sovereign states.

— U.S. Embassy Kyiv (@USEmbassyKyiv) February 3, 2021

Üç ay sonra Kiev, Medvedchuk’u hapse attı ve ihanetle suçladı. Zelenskiy, “enformasyon arenasında Rus saldırganlığının tehlikesine karşı savaşması” gerektiği gerekçesiyle önde gelen rakibini hapse atmayı meşrulaştırdı.

Medvedchuk, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlangıcında ev hapsinden kurtulmuştu ama şimdi bir kez daha tutsak ve Rusya ile savaş sonrası esir takası için kullanılabilir.

Gazete Yolculuk

What do you think?

10k Points
Upvote Downvote

„Jitem-Prozess von Cizîr“ vor dem Verfassungsgericht

“ASLINDA ÖZGÜRSÜN” EKİBİNDEN DUYGU ASENA’YA DOĞUMGÜNÜ KUTLAMASI