in ,

Yemeksepeti kuryelerinin şirket önündeki direnişi sürüyor

Protesto

Düşük zam teklifine karşı direnişe geçen Yemeksepeti kuryeleri, şirketin Levent’teki genel müdürlüğü önündeki bekleyişlerine devam ediyor.

İstanbul’da Yemeksepeti kuryelerinin olarak maaşlarına yapılan düşük zam teklifine yönelik protestosu devam ediyor.

Kentin çeşitli noktalarından gelerek Levent’teki Yemeksepeti Banabi’nin genel müdürlük binası önünde toplanan çalışanlara, Nakliyat-İş Sendikası üyeleri de destek verdi.

Şirketin genel merkezi önünde sloganlar atan gruptakiler, kendilerine yapıldığı iddia edilen yüzde 17’lik zam teklifini kabul etmediklerini duyurdu.

Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, burada yaptığı açıklamada, mücadelelerin 3’üncü gününde olduğunu, kentte başlayan protestoların diğer illere de yayıldığını ve çalışanların kontak kapattığını anlattı.

Çok sayıda motorlu kuryenin mücadeleye sahip çıktığını dile getiren Küçükosmanoğlu, „Bu hak mücadelesi tüm arkadaşlarımızın, tüm işçilerin, emekçilerin çoluğuyla çocuğuyla gelecek mücadelesidir. Bu mücadele aynı zamanda işçi sınıfımızın onurudur“ ifadesini kullandı.

📍İstanbul
An itibari ile Genel merkez önüne gelişler devam ediyor.
Kontakları kapatalım.
Direne direne kazanacağız…#KuryeyeSahipÇık pic.twitter.com/wbo5ZOzOoQ

— Yemeksepeti Çalışanları (@YemeksepetiS) February 3, 2022

DÖRT PERSONEL YETKİLİLERLE GÖRÜŞTÜ

Bu arada 4 personel yetkilerle görüşmek için genel müdürlük binasına girdi.

Bazı kuryeler, meşale yakarak protestolara destekte bulundu.

Yemeksepeti kuryelerinin talepleri şu şekilde:

1. Net 5500 TL maaş, prim ve yan haklar,

2. Haklarını arayan hiç bir işçi ve kurye işten ayrılmayacak,

3. İş kolumuzu derhal taşımacılığa geçirilsin,

4. Sendikal faaliyet güvence altına alınsın.

„NET MAAŞIMIZI BİLMİYORUZ“

Öte yandan ANKA’ya konuşan Yemeksepeti direnişçileri şunları söyledi:

Fatih Kara: Hak ettiğimiz ücreti, çalışma karşılığımızı alamadığımız ve sindirildiğimiz, bastırılmaya çalıştırıldığımız için buradayız. Hakkımızı aramak için buradayız. Biz tamamen kişisel olarak mağdur edildiğimiz için buradayız. Herhangi bir örgüt, bağlı bulunduğumuz bir kuruluş yok. Biz sadece Yemeksepeti çalışanları, emekçileri olarak motokuryeler olarak kendi şahsım adına. Bizim aldığımız bir ücret vardı. Asgari ücretin üzerinde bir maaş alıyorduk. Bizim şirketimiz, ‘Yüzde 32,7 size zam yaptık’ diye kelime oyunu yaparak aslında bizim maaşımızı asgari ücrete eşitledi. Bu şekilde bize zam yapmış gibi gösterdiler. Fakat herhangi bir zam almadık. Tam tersi gelirlerimiz düştü. Bizim yaptığımız iş çok tehlikeli bir iş. Baştaki yöneticilerimizden rica ediyoruz, bir gün motokurye olarak çok fazla değil, üç tane siparişi götürsünler. Gelsin üç tane paket atsınlar şu havada. Ne kadar zor olduğunu görsünler.

Sezer Aymelek: Ben Beşiktaş kuryesiyim. 2 buçuk senedir Yemeksepeti’nde çalışıyorum. Bir ay boyunca çalışıyoruz. Bizi insan yerine koymuyorlar, ay başı geldiği zaman ne kadar maaş alacağımızı bilmiyoruz. Sürpriz kutu gibi para alıyoruz. Eksik yattığını düşünüyoruz. Maaş bordosu istiyoruz, on gün sonra geliyor atıyoruz, ‘Bir yanlışlık yok’ diyorlar. Yani biz karşımızda muhatap bulamıyoruz. Takım liderini arıyoruz, cevap veren yok. Hastalanan arkadaşlara ilgilenen yok. Derdimizi anlatacağımız hiç kimse yok. Ayın 31’inde saat 9.00’da açıklama yapıyorsun, sabah maaşı yatırıyorsun. Saat 9’a kadar işte toplantılar yapılıyor. Bizi kandırdılar o saate kadar. Ertesi gün sabah maaş yatırıyorsun. Sen on saat içinde nasıl bütün kuryelerin maaşını hesaplayıp da bankaya yatırdın? Bizim aynı gün bordroda geldi bize. Maaş zammı için buradayız. Biz sadece Yemeksepeti çalışanları olarak biz hakkımızı aramaya geldik, mağdur olduğumuz için buraya geldik. Net maaşımız yok. Biz net 5 bin 500 lira bile ek istiyoruz paket parası olarak.

Bir başka Yemeksepeti kuryesi: Tekrardan görüşmeye giden arkadaşlara da dedikleri gibi herhangi bir görüşme yok, herhangi bir talep yok. Hiçbir şekilde dinlemeyecekler gibi duruyor. Biz burada savaşımızı sonuna kadar vereceğiz. Sadece biz değil, bunu sadece biz başaramayız. Kazanırsak onlar da kazanacaklar. Onlar da bize destek olsunlar artık. En fazla kaybımız asgari ücret olur. Bu şekilde çalışmaya mecbur değiliz. İzmir kontak kapattı. Adana kontak kapattı. Ankara kontak kapattı. Hepimizin bakmakla yükümlü bir ailesi var ama bu fiyatlara bu paralara olmaz. Artık ekmek alırken bile düşünüyoruz. Bizim talebimiz 5 bin 500 TL net maaş. Bizim başka bir talebimiz yok zaten.”

BirGün

What do you think?

10k Points
Upvote Downvote

Erste Apotheken ab Dienstag startklar für COVID-19-Impfungen

Neue Studie: Umweltverschmutzung durch Chemikalien und Plastik hat die Belastungsgrenzen des Planeten überschritten