in , ,

“Aydın insanlar, hatasını gördüğü bütün politikacıları taraf tutmadan eleştirmiştir. Çünkü daha iyisini, daha doğrusunu bulmanın peşindedir. Tarih boyunca böyle olmuştur.”

Yazar Mesime Elif Ünalmış ile söyleşi

Yazar Mesime Elif Ünalmış

ALMANYALILAR- Yazarlarımızı tanıtan söyleşiler dizisinin bu defaki konuğu Yazar Mesime Elif Ünalmış oldu. Onunla edebiyatı, kendi yazarlık dünyasını, çalışmalarını, gelecek projelerini konuştuk.  

Süleyman Deveci: Kimdir Yazar Mesime Elif Ünalmış, sorulursa kendinizi nasıl tanıtırsınız?

Mesime Elif Ünalmış: Öncelikle evli ve iki çocuk annesiyim. Bir kızım, bir de oğlum var. Oğlum’un bazı sağlık sorunlarından dolayı doğduğundan bu yana hep onun tedavisi için çaba harcadım. İzmir-Ankara arasında mekik dokudum. Bu yüzden iş hayatımda hep kopukluk oldu. Daha çok özel eğitim kurumlarında çalıştım. Çeşitli departmanlarda görev aldım. Bugün okul etkinliklerinde öğrencilerle rahat iletişim kurmamda ciddi faydası olmuştur. Oğlum’dan, 18 yıl sonra kızım dünyaya geldi. Hamileliğim biraz riskliydi, ölümle burun buruna geldim. Kızım küvezdeydi ve bir hafta sonra kucağıma alabildim.

Ben aslında kendi içimde apayrı bir dünyayım. Olaylara farklı bir paradigmadan bakıyorum. Çevremdeki insanlar hep çok farklı bir insan olduğumu söyler. Oysa ben her insanın sahip olması gereken değerler kavramının birer halkası olduğumu düşünüyorum. Belki de değer yargılarımızın çok değiştiği bugünlerde değerler kavramının birer parçası olan insanların, birer birer kaybolduğu bir dönemi yaşıyoruz. Çevremde benimle aynı frekansta insan sayısı çok az, bu anlamda yalnız kalmayı tercih ediyorum. Zaman benim için çok değerli kiminle vakit geçireceğime dikkat ediyorum. Çünkü üzerimde birçok sorumluluk var. Bu anlamda kendime dahi yeteri kadar zaman ayıramıyorum. Bu yüzden çalışmalarımı yürütebilmem için zamanı doğru kullanmaya özen gösteriyorum. Ayrıca yapım gereği ben zaten yalnızlığı da seviyorum.

Edebiyat sizin için ne demektir edebiyata ilginiz ve sevginiz nereden geliyor?

Edebiyat, benim duygularımı yapmak istediğim ve ortaya koyabileceğim şeyleri, kurgusal bir dokuyla, okuyucularıma ulaştırabileceğim bir kanal olarak görüyorum. Bu alana ilgi duymamın en önemli kaynağı rol model olarak amcam diyebilirim. Okulda öğretmen kompozisyon ödevi verdiğinde en yüksek puanı alıyordum. Bu beni motive ederdi. Köyümüzde Hıdır amca adında biri vardı. Onların elma bahçeleri vardı. Hıdır amca genelde bahçe işleriyle çok uğraştığı için, bahçede bulunan evde kalırdı. Bir gün eşi beni ve kardeşimi kendi elma bahçelerine götürdüler. Onların elma toplamasına yardımcı olmak için, gerektiği kadar, elmaları topladıktan sonra, Hıdır amca edebiyat üzerine derin konular konuştu. Aniden ayağa kalkarak oldukça kalın bir defterle döndü. Hıdır amca, sessiz kendi halinde genelde yalnız oturuyordu. Toplumun içine pek karışmazdı. Yazdığı şiirleri bize okuyunca şaşırmıştık. İnanılmaz güzel eserlerdi. Doğa ilişkisini zengin bir edebi dille yazmıştı. Ben eve gider gitmez bir şeyler karaladım. Hoşuma giden yazıları, Hıdır amcaya gösteriyordum. Gülümseyerek bol bol kitap okumam gerektiğini söyledi. Bu yönde eğilimin var, dedi. Bir gün sende güzel şeyler yapabilirsin, dedi. O günden sonra bu yöne eğildim. Çeşitli şiir denemelerim oldu. 300’e yakın söz yazdım fakat talihsiz bir olayda defterim yandı. Uzun bir süre yazmadım. Sadece bol bol okudum Sonra kalemi tekrar elime aldım ve bırakmak istemiyorum. Çünkü yazmak terapi gibi geliyor bana…

Neden ve nasıl yazıyorsunuz?

Duygu ve düşüncelerimin birçok kişiye ve özellikle çocuklara fayda sağlayacağını düşünüyorum.Hayatımın boyunca zihnime mutlu insan tablosu çizdim. Her insanın sorunlarına değinmek ve umut aşılamak istiyorum. Dünyada hiçbir sorunun çözümsüz olmadığını haykırmak istiyorum. Eğitime çok önem veriyorum. İçimdeki merak ve öğrenme isteği beni var etti diyebilirim.

Kendimi kozalaktan çıkmak ve yaşama merhaba demek için çaba sarf eden bir kelebeğe benzetiyorum. Mücadeleci bir ruhum var diyebiliriz. Nasıl yazdığıma gelince; önce bir karalama defterine düşüncelerimi olduğu gibi aktarıyorum ardından temize çekiyorum. Belge haline getirdiğimde gerekli düzenlemeleri yapıyorum. Sonra eleştirisine güvendiğim yakınlarıma okutuyorum.

Neyi ne kadar okuyorsunuz?

Genelde psikoloji, kişisel gelişim biraz da tarih kitapları okuyorum aynı zamanda felsefeye de ilgi duyuyorum. Dünya klasiklerinin bir çoğunu okudum.

Kısaca örnek vermek gerekirse John Steinback, Fareler ve İnsanlar. Dostoyevski, Suç ve Ceza. Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi, yine tavsiye edeceğim bir eser. Türk yazarlardan Doğan Cücelpğlu’nun kalemini beğeniyorum. Yapıtları İçimizdeki Çocuk, Mis Gibi Yaşamak, İnsan İnsana ve beni çok etkileyen Savaşçı adlı eseri oldu, tavsiye ediyorum. Okurlarıma yine beni etkileyen yazarlardan Leo Buscaglia’nın Yaşamak Sevmek Öğrenmek eserini öneriyorum. Benim bakış açımı değiştirdi. Ancak Buscaglia’nın bakış açısı bizim ülkemizde belki yüz yıl sonra uygulanabilir. İnsan ilişkilerinin, davranışların, duyguların önemsenerek şekil alacağının ele almış. Ben de onun bakış açısıyla baktım. Bir çok şeye karar vermemde etkisi olmuştur. Ama dediğim gibi, ülkemizde doğru davranış sergileyen insan sayısı çok fazla değil maalesef.

Bu yüzden onun bakış açısıyla toplumda diğer bulması çok zor. Güzel bir eser, okuyucularıma tavsiye ederim. Beni ciddi anlamda etkileyen diğer yazarlardan biri ise Jose Saramago. Körlük adlı eseri çok güzeldi. Oldukça sürükleyici tavsiye ederim. Diğer takip ettiğim yazarlardan bir kaçını örnek verecek olursam. Canan Tan, Ayşe Kulin, Yaşar Kemal…

Kısaca değer verdiğim yazarları takip ediyorum. Onların kalemini beğeniyorum. Kitap okumayı çok seviyorum ve elinden geldiğince sık sık okumaya çalışırım.

Çevremdeki insanlar hep çok farklı bir insan olduğumu söyler.

Bugüne kadar yazdıklarınız, yani yapıtlarınız hakkında okurlarınızı bilgilendirir misiniz?

Çocuk öyküleri yazıyorum. İlk kitabım ‚‚Elif’in Büyülü Dünyası“. Bu kitap kısacası samimi bir dille ortaya konmuş 18 masaldan oluşuyor. Hayat tecrübesinin birer yansıması olan bir eser sıcak ve akıcı bir dille yazılmış her masaldan bir ders alınabileceğini yansıtıyor. İnsani değerleri öne çıkaran ve insanların sevgi ve anlayışla birbirine bağlandığı bu masallarda hayvanlarda söz alıp kendi varlıklarını belirginleştiren bir eser.

İkinci kitabım “Geçmişe Yolculuk“. Bu kitapta ise, daha çok çocukluğumla ilgili izlenimler ve anılar var. O yöre halkının kültürünü yansıtan öyküler yer alıyor. Değerlerimizi, oradaki insanların bakış açısını, yansıtan bir eser diyebilirim.

Yazdığım diğer öyküler ise sırayla söyle: Gaz lambasında Yazılan Mektuplar, Sevginin Gücü, Kadın, Kursakta Kalan Duygular, Doğanın Fısıldadığı Şarkılar, Huzur Sokağı, Gağan, Elbette Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim.

Zor ve çok çetin koşullar altında öykülerini yazıyorsunuz. Okurumuz bunu adeta biliyormuşçasına size ve yazılarınıza sahip çıkıyor. En çok okunanlar arasına girdiniz. Bu konuda neler diyebilirsiniz?

Okuyucularıma öncelikle teşekkür ediyorum. Haklısınız çok zor şartlarda yazıyorum. Çalışmalarımı cep telefonumla yapıyorum. Şimdilik buna mecburum. Aynı zamanda birinci sınıfa giden kızım var. Onun eğitimi ile ilgileniyorum. Bu da benim ciddi anlamda vaktimi alıyor. Yazılarıma gelince samimi duygularla yazıyorum. Her okuyucu belki de kendinden bir parça hissettiği için ilgi duyuyor olabilir. Yazılarımın bu kadar ilgi çekeceğini açıkçası düşünmemiştim. Ben aslında buraya yazdığım yazıları biraz aceleye getirdim. Kalemime bıraktım akışını, okuyucularımın bu ilgisini karşılıksız bırakmayacağım daha iyisini yazmaya gayret göstereceğim. Size de daha önce söylediğim gibi, henüz yolun başındayım. Ancak bir gün çok daha iyi çalışmalar yapacağım. Sizin aracılığınızla okuyucularıma tekrar teşekkür ediyorum.

Almanyalılar eleştirinizi alalım. Sayfalarımızda neleri beğeniyorsunuz, neleri beğenmiyorsunuz?

Öncelikle sayfanızda edebiyata yer verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Ülkemizde, yazarların okuyucuya ulaşması her geçen gün zorlaşıyor, ya da zorlaştırıyor. Okuyan aydın insanları, pasifize etmek için ciddi çaba sarfediliyor. Oysa aydın insanlar, hatasını gördüğü bütün politikacıları taraf tutmadan eleştirmiştir. Çünkü daha iyisini, daha doğrusunu bulmanın peşindedir. Tarih boyunca böyle olmuştur. Bugün baktığımızda aklı başında insanların ülkeyi terk ettiğine şahit oluyoruz. Gittikleri ülkede değer görüyorlar. Kimi Nobel alıyor. Kimi politika yapıyor. Bütün bilgi birikimlerini oralarda kullanıyorlar. Yazarlara yeteri kadar değer verilmiyor. Yazarların hak ihlali oluyor. Eserlerini ciddi bir emek sonucu ortaya çıkartıyorlar. Umarım gerekli yasalar oluşturulur. Yazarların mağduriyetleri giderilir. Gelişime açık ülkelerin yazarlara sahip çıkması gerekir. Bu aynı zamanda gençlerimizin yararına olur. Siz yazılarımıza ve eserlerimize yer veriyorsunuz. Bu anlamda çalışmalarınızı değerli buluyorum. Ülkemizde yazarlar her geçen gün okuyucu ile buluşması zorlaşıyor. Maalesef eğitim sisteminde yaşanan boşluk okuma oranını da düşürüyor. Yazar ve okur arasında ciddi bir kopukluk oluyor. Bu da gelecek ile ilgili ciddi kaygı uyandırıyor. Ayrıca sayfanızı beğeniyorum sadece şöyle bir önerim olabilir. Bir editör bulundurmanız iyi olur.

Son olarak gelecek çalışmalarınızı, projelerinizi soralım. Onlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Üçüncü çalışmam şuan yayınevinde resimleniyor. Bu kitapta benim hayatımda derin duygular yaratan, yeniden güçlü olmam gerektiğini hatırlatan, bir dönemin hikayesi, hasta olan oğluma, tedavi aşamalarını yansıtan ve sağlık sorunlarının, eğitim hayatında yaşadığı kopukluklara da değinen bir eser çocuk gözüyle, sevmenin saflığını ve güzelliğini yansıttığım, hem eğlenceli hemde duygulara dokunuş yapıtı, bir eser. Olay daha çok anne ve çocuk arasında geçen, sıcak hikâyeleri yansıtıyor. Üçüncü kitabım şu anda yayınevinde, umarım en kısa zamanda okuyucusuna ulaşır.

Dördüncü kitabım ise taslak halinde önümüzdeki sene değerlendirebilirim. Şartlar koşullar neyi gösterir, bilemem bu eser çok kıymetli benim için. Farklı, ütopik bir dille yazdığım bir kitap, üzerinde çok düşündüğüm, güzel bir eser oldu. Toplumsal olaylara ve sorunlara ütopik bir dille yanıt arayan gizemli bir eser.

Düşündüğüm bir diğer proje YouTube kanalı açmayı düşünüyorum. Kitaplarımı seslendirmek, çocuk öykülerini farklı bir konsepte sonmak istiyorum. Yeniden, samimi, insan ilişkilerini güçlendirecek bir zincirin halkası olmak istiyorum. Bir de özellikle kızım için yazdığın bir şarkıyı Şevval Sam tarafından seslendirilmesini çok isterdim. Ulaştırabilirsem mutlu olurdum. Bu hayalimi de gerçekleştirmek isterdim.

Teşekkürler

10.02.2021

What do you think?

10k Points
Upvote Downvote

Written by Süleyman Deveci

“Sesin Resmi” ve “İki Kişilik Hırgür” ENKA Oditoyumu’nda

Tam 500 milyon kahve falı yorumlandı