in ,

Eleştiri Notları – 26

Orhan Kemal: Kanlı Topraklar (II)

Kantarcı Mustafa'yı hapse gönderen, öyle veya böyle bunda önemli rolü olduğu görmezden gelinemeyecek Topal Nuri, Şehnaz'ı Nedim Ağa'ya yamar. Kadının sayesinde servetine servet katar, Ağa kesenin ağzını açar.

Kantarcı Mustafa’yı hapse gönderen, öyle veya böyle bunda önemli rolü olduğu görmezden gelinemeyecek Topal Nuri, Şehnaz’ı Nedim Ağa’ya yamar. Kadının sayesinde servetine servet katar, Ağa kesenin ağzını açar. İnsanevladı bu, olay hızla yayılır, Nedim Ağa’nın Şehnaz ile olan çarpık münasebeti yayılır. Ağa’nın karısının kulağına gelenlerden sonra çocuklarının da kendisi gibi dayatmaları sonucu adam evden işe, işten eve gider gelir hale getirilir.

Ağa dışarıda ağadır ama evde tavuk gibi bir şeydir. Yasak aşkı dahi onu kendine getirememiştir. Ahlakı zayıf, her türlü faziletten yoksun Topal Nuri de Şehnaz ile düşüp kalkmaya başlar. Kadın dünden razıdır, o yaşlı ve iğrenç bulduğu ihtiyara değil tuttuğunu koparan Nuri’ye hayrandır. Bir kavga anında Topal Nuri imam nikahlı eşi Emine’yi boşar. Emine köylüleri olan Nedim Ağa’nın eşi Pamuk Hanım’a koşar. Nuri azarlanır, doğal yaşamdan uzaklaştırılır, Emine geldiği yere, memleketine döner.

Kısa bir süre sonra Pamuk Hanım evdeki genç, çirkin ve şaşı kızı için uygun şahsı parlak bir fikir gibi bulur. Bu arada Topal Nuri zaten Şehnaz’ı değil parayı sevdiği için yeni arayışlar içerisindedir. Karşısına çıkan ve bu konuya hizmet eden her türlü olasılığı iyi değerlendirme hastası ve ustasıdır. Ağa’yla ilişkisini zaten hiç kesmemiştir. Onu bir kaz gibi yolarken dahi onun en has adamıymış gibi davranır. Olaylar birbirini izler Nedim Ağa’nın adamı ortalıktan kaybolur.

Romanın ilk kırılma noktalarından biridir başlayan. Topal Nuri meyhaneye takılır, defineci Haydar’ın evinde kalır. Adamın karısına asılır. Onun huylarını, çirkefliğini daha fazla vermenin romana pek katkısı olmamıştır aslında. Ağa’ya fikrini açan Pamuk Hanım kızına Topal Nuri’nin en doğru adam olduğunu anlatır. Zaten hanımının karısı ağanın aklı fikri Şehnaz’dadır. Ağanın onunla ilişkisi sonunda bozulur. Şehnaz, Ağa’dan haber getiren birinin metresi olur bu defa. Ama o genç de başka birini sevmektedir.

Topal Nuri, Nedim Ağa’nın ailesiyle barışır. Romanın 250. sayfasından sonra “Kanlı Topraklar” devreye girer. Yazar zaten yarı politik romanına zorlama siyasi içerikler vermek için mi, eserinden bıktığı için mi Nuri’yi daha da beter yapıp göstermek için mi bilinmez, onu daha fazla mal mülk, para sahibi olmak uğruna paşa torunun birinin topraklarına bulaştırır. O toprakların üzerinde yüzyıldır yaşayan köylüler, toprakların satılacağı haberini duyunca ortalık karışır. Köylüler zaten tapu, aidiyet gibi duygulardan yoksundurlar, ki bu yani hoşnutsuz olaup bunu dışavurabilecek cesareti gösterebilmeleri jandarmanın ilah ve varlıklının yanında olduğu bir toplumda pek inandırıcı gelmez.

Nuri’nin o dünyaya zorlama girmesi, sokuşturulmaya çalışılması romanı, anlatıyı, akışı kırar. Katılan yeni kahramanlarla roman güçlenmez, tersine zayıflar. Yazarın estetik kaygılarını bırakıp siyasi kaygılar çektiğini görürüz. Devamı 100-120 sayfa boyunca anlatılanlar da romanı kurtarmaya yetmezler.

Topal Nuri ya da Nuri’nin Dünyası diye adlandırılmalıydı aslında roman. Daha ilginç ve yakışanı olurdu. Yazar romanını hızlı ve özentisiz bir şekilde bitirmek istemiştir. Bunu anlatının nereye gideceğini kestirip kestirmemekten çok, dil ve anlatı yanlışlarında buluruz. Hanımın Çiftliği filmini anımsatan gelişmelerin içinde haşır neşirken 25. bölümde yazar şöyle yazar:

“Şerif Ağa’nın yeğeni Yaşar’a falan şöyle bir baktı…” (Sayfa 355)

“…baskın yapıp telsizleri filan bulmak…” (Sayfa 356)

“… Kabak Hafız’la filan içiyorlardı…” (Sayfa 362)

“… Şerif Ağa’ların filan…” (Sayfa 364)

“…çimento mimento…” (Sayfa 368)

“… Telsiz melsiz…” (Sayfa 355)

“… fırka mırka değil…” (Sayfa 372)

“… Şerif Ağa’ya falan…” (Sayfa 377)

Kanlı Topraklar “ üstadın ustalıkla başlanılmış, döneme dair güçlü tanıklıkları olan, kırılmalarla dolu bir romanı dahi olsa, toplumsal gerçekçi ögeleri gözönünde bulundurulmalı. Ama siyasi roman yazacağım diye sanat eserini bir yerden sonra çarpıtmak sanki romana gölge düşürmüş gibi. Okunup tartışılacak önemli bir yapıt.

27.03.2012

06:00

What do you think?

9.6k Points
Upvote Downvote

Written by Süleyman Deveci

Prozess gegen Autorin Meral Şimşek fortgesetzt

Bundesregierung verabschiedet Entwurf der Wasserstoffnetzentgeltverordnung