in ,

Eleştiri Notları – 35

Hekimoğlu İsmail’in „Minyeli Abdullah“ı

Hekimoğlu İsmail'in "Minyeli Abdullah"ı

„Minyeli Abdullah“ 1967 yılında yazılmış. Uzun yıllar yasaklanmış, 81. baskısını 2009 yılında yapmış dini kanatın roman diye ortaya çıkarttığı bir kavga kitabı. Hekimoğlu İsmail’i tanımıyorum. İlk defa bu romanıyla tanıdım. İslami kanatın entelektüellerini bilmiyoruz, tanımıyoruz. Tabii ki büyük bir eksiklik. Onlar da bizi tanımazlar, önemsemezler, görmezden gelirler.

Roman tabii ki sanatsal bir kaygı, derin estetik ağırlıklar, herhangi bir edebi içerik taşımıyor. Yazarın öyle bir kaygısı da yok zaten. Yine mazlum, ezilen, hor gürlen bir Müslüman var karşımızda. Mısır’dan, Minye isimli diyarından Abdullah isimli dini bütün biri. Yazar her ne kadar derinleştirmeye çalışmışsa da pek başarılı olduğunu söyleyemeyiz. İdealize edilmiş abartılı bir tip. Herkesi dine imana çağıran, kendisi de yaşayışlarıyla, davranışlarıyla buna ön ayak olmaya çalışan biri.

46 yaşıma geldim, değil Abdullah gibi, Abdullah’ın çeyreği kadar dahi bir Müslüman görmedim. Gerçi başka kanattan örnek sunulan insan da, yani süper insanvari prototipler de görmedim. Ama onlar en azından öylesi tiplemelerin varlığını iddia etmiyorlar.

Yazar Mısır’ın geçmişini de bilmiyor. Batıya açılan kapıları komunizm, fuhuş, dinsizlik diye açıklıyor. Romanın bir yerinde ama ABD’ye gidiyor. Bu ne yaman çelişki. Mısır’ın geçmişinde sadece Osmanlı var sanıyor. Müslüman Fatımileri adam yerine koymuyor. Kürt Sultanı Selahattin’e de değinmiyor. 340 yıl oralarda saltanat süren Kürt hanedanına değinmeyerek yokmuş gibi davranarak hem ırkçılık yapıyor, hem de cehaletini ortaya koyuyor.

Abdullah bildiğimiz bir Arap faşisti aslında. Cilası bu defa İslamla sıvanmaya çalışılan biri. Kendisi gibi düşünmeyeni, yaşamayanı sonunda yok etmeye, dikkat Allah yolunda, Allah için programlanmış vahşi bir kafa. Hekimoğlu İsmail’in edebiyat anlayışında insanın ruhunun eşsiz karmaşıklığı yok, ak ile kara arasında hayat. İnananlar arasında şeytana uyanların varlığı, inanmayanların arasında büyük insanların var olabileceği aklının kıyısına bile gelmiyor.

Kitabı yasaklayanlar tabii ki Kemalist diktatörlük. Yapıtta antisemit ögeleri de gözönünde bulundurduğumuzda İslamiyet düşmanı çevreler demek gerek. Ama o çevreler tam da sola karşı Müslümanları kullanmadılar mı? Hekimoğlu İsmail kör biri, gözüne perde inenlerden. Sosyalizmi de komünizmi de bilmeyen biri. Bu konular hakkında zerre kadar da bilgisi yok. En azından “Minyeli Abdullah”ta böyle. İmanın, dinin düşmanları olarak görüyor.

Sosyalist Müslümanların, anti-kapitalist inananların varlığını şükür duyuyoruz, okuyoruz. “Minyeli Abdullah” örümcek kafalı bir yobaz. Tam bir dinci faşist. İslamın tarihini, estetiğini, kültürel mirasını bilip anlayamayacak kadar gözü dönmüş, at gözlüklü biri. Allah için koca şehri kıtır kıtır kesecek insanlardan. Romanın tek sahip çıkılacak yanı, ki ilk başlarda Abdullah’da İslamı öyle tanımlıyor ve bu hem heyecan, hem de sempati yayıyor: Dinini nefsine karşı verdiği bir mücadele diye yorumluyor, öyle tanımlıyor.

Sünni bir Müslüman olmak zamanımızda ne kolay. Camiye git, orucunu tut, namazını kıl, zekatını ver, bankadan para al Hac’a git. Al sana Müslüman. Zaten Abdullah’tan başka inanan da yok. Sadece kendileri doğru, kendi doğruları en doğrusu. İşte tam da bu anlamda bildiğimiz Müslümanlar bunlar. Hacı, hoca, karanlık gecede kaçılacak tiplemeler yani.

“Minyeli Abdullah” ucuz ve tehlikeli bir propaganda romanı. Edebi hiçbir değeri ve ağırlığı yok. Hitler’in Kavgam’ı da milyonlarca bastı, sattı, yasaklandı. Gelecekte “Minyeli Abdullah” gibi nice tiplemelerin benzer kitaplarını okuyacak, belki filmlerini izleyeceğiz. Bu neyi değiştirecek?

Müslümanlar üç bin yılında dünyayı ele geçirecekler. Dünya Allah’ın olacak. İslamiyet’in tarihine bakanlar zamanın ve tarihin o yöne doğru aktığını kolaylıkla görecekler. Hani Allah ile kulun arasındaydı hepsi. Hani imanın, inancın kim de olduğu bilinmezdi. Allah’ın propagandaya ihtiyacı yoktu. Niye başka inançlardaki insanlarda benzeri dayatmacılık, zorbalık, diretme yok?

İslamiyet insanlığa karşı işlediği suçlar için Hristiyanlar gibi herhangi bir özürü hâlâ dilemedi. Osmanlının kıyam fetvaları hâlâ devletin arşivlerinde. “Minyeli Abdullah”a edebiyat demek, roman demek cehalettir. Edebiyatın alt konularından sadece biridir din.

12.08.2012

20:00

What do you think?

10k Points
Upvote Downvote

Written by Süleyman Deveci

Depressionen können jeden treffen

100 Tests und Reports, aktuell und kompakt