in ,

AKP’ye lüks halka sefalet

İktidarın olanaklarına sahip AKP’lilerin çocuklarının şatafatlı yaşamları birer birer ortaya çıkıyor.

İktidar şatafatı tekil bir örnekmiş gibi gösterme derdinde. Ayvatoğlu vakası tekil bir örnek değil. Diyanet ise AKP’li çocukların şatafatlı yaşamına tek kelime etmezken gençlere İslam’a sarılma çağrısı yaptı.

Lüks bir aracın içerisinde uyuşturucu kullanırken çekilen görüntüleri ortaya çıkan Kürşat Ayvatoğlu’nun kısa sürede elde ettiği malvarlığı, gözleri iktidarın nimetlerinden yararlanarak benzer şekilde zenginleşen AKP’lilerin çocuklarına çevirdi. Pahalı araçlar, otel süitleri ve lüks harcamalarla çokça görmeye başladığımız bu gençler iktidar yetkilileri ve AKP’li üst düzey isimlerle boy boy fotoğraflarını paylaşıyor. Her kesimden milyonlarca genç yokluk içinde yaşama tutunmaya çalışırken bir avuç zümrenin şatafatlı lüks yaşamlarının birer birer ortaya çıkması sonrası oluşan tepkileri karşılamaya çalışan iktidar cephesi, yaşanılanları birer istisna olarak gösterme telaşında. Ayvatoğlu skandalından sonra AKP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Salih Fırat’ın yeğeni ve danışmanı Efe Subaşı’nın şatafat içindeki görüntüleri sosyal medyada çokça paylaşılmaya başladı.

Kürşat Ayvatoğlu’yla ilgili konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Daha çok dikkat etmemiz lazım. Bize oy veren insanların bunları AK Parti’ye yakıştıramadığı için üzüldüğünü görüyorum ve onlardan helallik istiyorum” dedi.

DİYANET DE DEVREDE

Geçinemeyen halka akşamları pazara gitme önerisinde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı ise beklenildiği gibi AKP’li çocukların şatafatına tek kelime etmeden gençleri dine sarılmaya davet etti. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada “deizm” ve “ateizm” uyarısında bulundu. Erbaş, irşat çalışmalarının arttırılması gerektiğinin altını çizerek “Gençlerimizi batıl anlayışlara kaptırmayalım. Çocuklarımızı İslam’ın dışındaki ideolojilere, inançsızlığı pompalayan, ateizmi, deizmi, zerdüştlüğü pompalayan bir takım örgütlere, yapılara kaptırmayalım. Kaptırırsak bu bizim için çok büyük bir vebal olur” ifadelerini kullandı.

Sabah yazarı Hilal Kaplan ise dünkü yazısında “AK Parti, 13.5 milyon üyeli parti. Elbette Ayvatoğlu gibi marazlar çıkacaktır. Ayvatoğlu gibiler, değil istisna, dipnot bile olamazlar. Yani kaideyi bozamazlar ama üzerler” diye yazdı. Yandaşların ve iktidar cephesinin söylediklerinin aksine Kürşat Ayvatoğlu vakası tekil bir örnek değil. 19 yıllık AKP iktidarı döneminde bir avuç partili zümrenin çocukları hızla zenginleşti. Bir süredir lüks içinde yaşayan AKP’lilerin çocuklarına ilişkin çarpıcı bilgiler ve fotoğrafların sık sık medyaya yansıyor. Yeni muhafazakar zenginlerin bekarlığa veda, kına gecesi, düğün, mevlid, doğum, halilelik, hoş geldin partisi gibi organizasyonlarda lüksün her çeşidine rastlamak mümkün.

***

Ahbap çavuş kapitalizmi

Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım gemicikleri ile tanınıyor. Erkan Yıldırım’ın ilk gemisi için ödediği 445 bin Avro tartışmalara neden olmuştu. Yıldırım Ailesi’nin doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettiği 17 şirketi, 28 gemisi ve 2 süperyatı olduğu iddia ediliyor. Binali Yıldırım’ın kardeşi İlhami Yıldırım ise 2018’de Kızılay’a kayyum olarak atandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı. Erdoğan’ın bir diğer oğlu Ahmet Burak Erdoğan, MB nakliye şirketinin sahibi, varlığının 80 milyon Avro civarında olduğu iddia ediliyor.

Abdullah Gül’ün çocukları genç yaşında şirket sahibi oldu.

Bunun yanında farklı bakanlıklarda bakan yardımcılığı yapan aile üyeleri de dikkat çekici: Fatma Varank (Bakan Mustafa Varank’ın kuzeni), Mehmet Fatih Kacır (Eski İstanbul milletvekili Ünal Kacır’ın oğlu), Mehmet Hadi Tunç (Eski milletvekili Ahmet Cemil Tunç’un kardeşi).

Nükleer Düzenleme Kurulu’nda yer alan aile üyeleri: Afşın Burak Bostancı (AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu), Mehmet Fatih Alptekin (AKP Milletvekili İsmail Alptekin’in oğlu)

Türk Telekom yönetim kurulunun toplantı tutanaklarında birden fazla maaş aldığı ortaya çıkan AKP’li isimler gündem oldu. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Yiğit Bulut, bakan yardımcıları Ömer Fatih Sayan, Selim Dursun ve Nureddin Nebati Türk’ün Telekom’dan da ‘hatırı sayılır’ aylık gelir elde ettiği tutanaklara yansıdı.

Devlet eliyle zenginleştirilen AKP’lilerin çocukları şatafat içinde yaşarken diğer tarafta ise insanlar Pazar artıklarından beslenmeye çalışıyor, milyonlarca genç çalışabileceği bir iş bulamıyor. Gün geçmiyor ki ülkeyi her alanda derin bir krize sürükleyen AKP’nin yol açtığı yıkımın fotoğrafları ekranlara düşmesin.
Üniversiteden mezun olan gençlerin önemli bir bölümü kendi alanlarında iş bulamıyor ve vasıfsız iş gücü şeklinde çalıştırılıyor. Kendi mesleklerinde istihdam edilenlerse deneyimsiz oldukları için düşük ücret ve sigortasız işlere mahkûm ediliyor.

Bunun en çarpıcı görüntüleri Adana’dan geldi. Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan operatör şoför, ağır vasıta şoförü, büro elemanı ve park bahçelerde görevlendirmek üzere açılan 200 kişilik kadroya 52 bin kişi başvurdu. Başvuranların 45 bini ise üniversite mezunu. Aynı şekilde geçen haftalarda Adıyaman’da Adalet Bakanlığı’nın açtığı 9 kişilik temizlik görevlisi kadrosuna da toplam 5 bin 217 kişi başvuruda bulundu. Başvuranların içerisinde 156 lisans, 987’si ise önlisans olmak üzere bin 143 üniversite mezunu yer alıyordu.

NE OKUYORLAR NE ÇALIŞIYORLAR

TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı işsizlik verilerine göre 15-24 yaş arasındaki her 100 gençten 25’i işsiz. Bunun içerisine mevsimlik işçileri, umutsuz işsizleri ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanları dâhil ettiğimizde genç işsizlik oranı yüzde 40’ı buluyor. 15-24 yaş arasındaki üniversite mezunu genç nüfusta umutsuz olduğu için iş aramayanların sayısı 45 bini buldu. Bu sayı 2019 yılında 25 bindi. Öte yandan iş aramayıp bir iş olsa çalışırım diyen üniversiteli işsizlerin sayısı ise 97 bini aştı. 2019 yılında 41 bin üniversite mezunu genç iş işsiz işgücü anketlerinde iş aramayıp çalışmaya hazır olduklarını söylemişti.

Daha vahim olan tablo ise işsizlik verilerinin detaylarına bakınca ortaya çıkıyor. 15-29 yaş arasındaki 5 milyon 702 bin genç ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. 25-29 yaş arasındaki her 100 gençten 39’u ne eğitimde ne istihdamda.

Üniversite öğrenimine devam gençler geçinebilmek için kafe, bar ve restoranlarda güvencesiz bir şekilde çalışıyor. Salgında alınan tedbirler nedeniyle kapanan işletmelerde çalışan milyonlarca öğrenci gelirsiz kaldı. Üniversiteden mezun olan gençlerin önündeki en büyük sorun ise KYK borcu. Eğitim döneminde kullanılan kredi, yüksek faiz nedeniyle sürekli artıyor. Hayata borçla bayan gençlik bir yandan işsizlikle boğuşuyor.

İş arama süreleri uzadıkça gelecek planları ve bağımsız bir hayat umutları da tükeniyor.

***

BirGün

What do you think?

-4 Points
Upvote Downvote

Menschenwürdige Aufnahmezentren auf griechischen Inseln: EU-Komm

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme protestoları sürüyor